Objektif yalan söylemez

1945 yılının ortalarında başladığını foto muhabirliği mesleğinde 55. yıla adımımı atmışım.

Dile kolay, tam ellibeş yıl... Birçoklarına bunca yıl bir meslekte ömür tüketmek zor ve zor olmanın da ötesinde bıktırıcı gelebilir. Ama benim için asla.

Devam >>>

 

Dokuz yaşlarındayken babam ve dayım tarafından götürüldüğüm futbol maçlarında soluk almak benim için bir yazgıymış meğer...

İstanbul'da futbol maçlarının yapıldığı tek stadyum olan Taksim'deki kışla arsasında kalabalık arasında ezilme korkusu yaşar, ama hiç bir maçı da kaçırmazdım.

O sıralarda bir durum dikkatimi çekmişti. Oyun alanını çevreleyen tahta perdeler gerisinde sıkışık pozisyonda maç izlerken, bazı şık giyimli, fötr şapkalı beyleri kale arkasında boyunlarında fotoğraf makinalarıyla görürdüm. Hem maç izliyorlar hem de fotoğraf çekiyorlardı.

Devam >>>

 

Onları gıpta ile izlerdim. O dönem bir akşam Eyüp'teki evimizde yalnız kaldığımda bir karara vardım. O fötr şapkalı beyler gibi ben de foto muhabiri olacaktım.

İşte o ellibeş yıla ulaşan sürecin ilk kıvılcımı böyle çakmıştı. Amacıma ulaşmıştım. Spor alanlarında kar, yağmur, çamur ve değişik iklim koşulları altında çaba gösteren sporcularla birlikte bir ömür yaşadım. Bir foto muhabiri olarak çok keyifli, dolu dolu ellibeş yılı öylesine sevdim ki hâlâ o sevgi ışığından olağanüstü mutluluk alıyorum.

Ve istedim ki gerek amatör gerekse profesyonel sporcular fotoğraflarıyla kitaplarda yerlerini alsınlar. Kütüphanelerde arandıkları zaman bulunsunlar. Bu kitap böyle bir düşüncenin ürünü olarak gerçekleşti.

Ünlü empresyonist Claude Monet, o güzel tabloları nasıl yaptığı sorusuna, aynen şu yanıtı verirmiş:

"Kuşun ötüşü gibi."

Devam >>>

 

Evet... Kuş öter, çocuk ağlar, insan top oynar, ressam fırçasını kullanır.

Foto muhabiri de deklanşöre basar... Trik-trak.

Bugün 1999'un bir Pazar günü. Bu önsözü yazarken, birazdan Türkiye Futbol Ligi ikinci yarı maçlarından Beşiktaş-Erzurumspor maçına gideceğim ve gelecek kitaplara hazırlık olmak üzere yeni malzemeler toplayacağım.

Ama severek... Ama tutku ile...

Zira sevmek ve tutku kadar insanı mutlu eden başka ne var ki...

İsmet Gümüşdere

(Objektif Yalan Söylemez" adlı kitabının önsözü)


İsmet Gümüşdere, Mayıs 1925'de doğdu ve Mayıs 2003'de aramızdan ayrıldı. Bu site, onun arzusu ile hazırlandı, yayınlandığını göremeden hayata veda etti. Sevgiyle ve rahmetle anıyoruz.

<<< Yukarı

 
Tasarım © Sokak Kedisi